Ceza Hukuku

Soruşturma ve kovuşturma evresinde şüpheli ve sanık müdafiliği, mağdur ve katılan vekilliği, tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz, istinaf ve temyiz.

Ceza hukuku, hangi davranışların suç olduğunu, bu suçlara hangi yaptırımların uygulanacağını ve bir kişinin hangi usulle yargılanacağını düzenler. Maddi kurallar ağırlıklı olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda (TCK), yargılama kuralları 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) yer alır. Çağ Hukuk Bürosu olarak Ankara’daki büromuzdan; soruşturma ve kovuşturma evrelerinde şüpheli ve sanık müdafiliği, suçtan zarar görenler için mağdur ve katılan vekilliği, tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz ile istinaf ve temyiz aşamalarında ceza hukuku alanında çalışıyoruz.

Bu sayfada bir ceza dosyasının nasıl ilerlediğini, her aşamada hangi hakların bulunduğunu ve görüşmeye gelirken hangi belgeleri getirmeniz gerektiğini anlatıyoruz. Buradaki bilgiler geneldir; her dosyanın kendi olgularına göre ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Anılan maddeler

Bu sayfada değinilen kanun hükümleri.

  • CMK m. 2
  • CMK m. 160
  • CMK m. 170
  • CMK m. 175
  • CMK m. 147
  • CMK m. 149
  • CMK m. 150
  • CMK m. 148
  • CMK m. 91
  • CMK m. 100
  • CMK m. 101
  • CMK m. 109
  • CMK m. 267
  • CMK m. 268
  • CMK m. 102
  • CMK m. 116
  • CMK m. 119
  • CMK m. 134
  • Anayasa m. 38
  • CMK m. 206
  • CMK m. 217
  • CMK m. 191
  • CMK m. 216
  • CMK m. 223
  • CMK m. 231
  • TCK m. 50
  • TCK m. 51
  • CMK m. 272
  • CMK m. 273
  • CMK m. 286
  • CMK m. 291
  • TCK m. 73
  • CMK m. 234
  • CMK m. 237
  • CMK m. 173
  • CMK m. 253

Konular

Başlığa dokunarak açın.

Ceza yargılamasının iki evresi: soruşturma ve kovuşturma

Ceza yargılaması iki evreden oluşur. Kanuna göre soruşturma, suç şüphesinin yetkili mercilerce öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir. Kovuşturma ise iddianamenin kabulüyle başlar ve hükmün kesinleşmesine kadar sürer. Bu ayrım önemlidir, çünkü kişinin sıfatı ve kullanabileceği haklar evreye göre değişir: soruşturmada “şüpheli”, kovuşturmada “sanık” olarak anılır.

Soruşturmayı Cumhuriyet savcısı yürütür. Savcı, bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek için işin gerçeğini araştırmaya başlar. Bu araştırma yalnızca şüphelinin aleyhine olan delilleri değil, lehine olan delilleri de kapsar. Kolluk birimleri, savcının emri ve denetimi altında çalışır.

Soruşturma sonunda yeterli şüphe oluşmuşsa savcı iddianame düzenler. İddianame görevli mahkemeye gönderilir; mahkeme belirli eksiklikler görürse iddianameyi iade edebilir, aksi hâlde iddianameyi kabul eder ve kovuşturma evresi başlar. Yeterli şüphe oluşmamışsa savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.

İfade, gözaltı ve müdafi hakkı

Bir soruşturmada çoğu kişinin ilk karşılaştığı işlem ifade vermektir. İfade alınırken kişiye yüklenen suç anlatılır; susma hakkı, bir müdafi seçme ve müdafiin hukuki yardımından yararlanma hakkı, aleyhine olan şüphelerden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteme hakkı hatırlatılır. Yakınlarından birine gözaltına alındığının bildirilmesini isteme hakkı da bu haklar arasındadır.

Şüpheli veya sanık, soruşturmanın ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir. Bazı durumlarda müdafi zorunludur: şüpheli veya sanık çocuksa, kendini savunamayacak derecede malul ya da sağır veya dilsizse ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda, kişi istemese de baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.

Kolluk tarafından müdafi hazır bulunmadan alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Kötü davranma, yorma, aldatma, zor kullanma, ilaç verme gibi yöntemlerle alınan ifadeler ise rıza olsa bile delil olarak değerlendirilemez. Bu nedenle ifadeye bir müdafi ile gitmek, ilk andan itibaren kaydın doğru tutulmasını sağlar.

Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda bu süre, Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle ve kanunda öngörülen sınırlar içinde uzatılabilir. Gözaltına alınan kişi ve yakınları, gözaltı işlemine karşı serbest bırakılmak için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir.

Tutuklama, adli kontrol ve itiraz

Tutuklama, hüküm verilmeden önce kişinin özgürlüğünü kısıtlayan bir koruma tedbiridir ve istisnadır. Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir. Kanunda sayılan tutuklama nedenleri, şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması ya da kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların varlığı ile delilleri yok etme, gizleme, değiştirme veya tanık ve mağdurlar üzerinde baskı yapma girişimi kuvvetli şüphesidir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü olmayan durumlarda tutuklama kararı verilemez.

Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi karar verir. Tutuklama kararında, adli kontrolün neden yetersiz kalacağı somut olgularla ve gerekçeleriyle gösterilir. Tutuklama istemiyle ilgili sorguda şüphelinin seçtiği veya baro tarafından görevlendirilen bir müdafi bulunur.

Adli kontrol, tutuklama yerine uygulanabilen daha hafif tedbirlerdir: yurt dışına çıkamamak, belirlenen yerlere düzenli olarak başvurmak, konutunu terk etmemek, güvence yatırmak bunların örnekleridir. Uygulamada savunmanın önemli bir kısmı, tutuklama yerine adli kontrolün yeterli olacağını somut olgularla göstermeye ayrılır.

Tutuklama, adli kontrol ve tutukluluğun devamı kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz, kararı veren merciye veya merciin bağlı olduğu yere bir dilekçeyle ya da tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunarak yapılır. Ayrıca tutuklu kişi, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir.

Tutuklulukta geçecek süre kanunla sınırlanmıştır. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler ile ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler için farklı üst sınırlar öngörülmüştür.

Arama, el koyma ve dijital deliller

Konut, işyeri, kişinin üstü ve eşyası ile araç araması kural olarak hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamadığı hâllerde ise kolluk amirinin yazılı emriyle yapılabilir. Kararda veya emirde aramanın nedeni olan fiil, aranacak kişi veya yer ve kararın geçerli olacağı süre gösterilir.

Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerde arama, kopyalama ve el koyma için ayrıca kanunda sayılan koşullar aranır. Telefon, bilgisayar ve hesaplardan elde edilen dijital veriler bugün birçok ceza dosyasının temel delilidir; bu verilerin nasıl elde edildiği, imajının alınıp alınmadığı ve inceleme raporunun içeriği savunma bakımından ayrıca incelenmelidir.

Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. Mahkeme, hukuka aykırı yoldan elde edilmiş bir delili reddeder ve hükmünü yalnızca duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu ilke, arama ve el koyma işlemlerinin usule uygunluğunu denetlemeyi savunmanın temel işlerinden biri hâline getirir.

Masada açık bir dizüstü bilgisayar ve üst üste kitaplar

Kovuşturma evresi ve duruşma

İddianamenin kabulünden sonra mahkeme duruşmayı hazırlar ve tarafları çağırır. Duruşma, sanığın ve müdafiin hazır olduğunun saptanmasıyla başlar; iddianame okunur, sanık sorguya çekilir ve deliller tartışılır. Tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporlarına karşı beyanda bulunulması ve yeni delil toplanmasının istenmesi bu evrede yapılır.

Delillerin ortaya konulmasından sonra katılan, Cumhuriyet savcısı ve sanık ile müdafii esas hakkındaki görüşlerini sırayla açıklar. Hüküm verilmeden önce son söz, hazır bulunan sanığa aittir. Esas hakkındaki savunma, dosyadaki bütün delillerin bir arada değerlendirildiği ve hukuki nitelendirmeye ilişkin itirazların toplandığı aşamadır.

Yargılama, hükümle sona erer. Hüküm türleri arasında beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşme kararları bulunur. Hangi kararın verileceği, fiilin sabit olup olmadığına, suç oluşturup oluşturmadığına ve kusurun bulunup bulunmadığına göre belirlenir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımlar

Yargılama sonunda sanığa yüklenen suçtan dolayı hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise, kanundaki diğer koşulların da bulunması hâlinde mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Bu kararın verilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, suçla mağdura veya kamuya verdiği zararın giderilmesi ve sanığın kabulü gibi koşullar aranır. Denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir.

Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adli para cezası gibi seçenek yaptırımlara çevrilebilir. İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası da kanundaki koşullarla ertelenebilir.

İstinaf ve temyiz

İlk derece mahkemelerinin hükümlerine karşı, kanunda sayılan istisnalar dışında, bölge adliye mahkemesi nezdinde istinaf yoluna gidilebilir. İstinaf, hükmü veren mahkemeye verilecek bir dilekçeyle ya da tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır. Süre, hükmün açıklanmasından itibaren işlemeye başlar; hüküm sanığın yokluğunda açıklanmışsa süre tebliğden başlar. Ankara’daki ilk derece mahkemelerinin kararları için istinaf incelemesini Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin ceza daireleri yapar.

Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bazı hükümlerine karşı Yargıtay’a temyiz yoluna gidilebilir. Hangi kararların temyiz edilebileceği kanunda ayrıca sayılmıştır. Temyiz incelemesi kural olarak hukuka aykırılık denetimidir; bu nedenle temyiz dilekçesinde hükmün hangi hukuk kuralını ihlal ettiğinin açıkça gösterilmesi gerekir.

Ankara’da Yargıtay Başkanlığı binası

Suçtan zarar görenler: şikâyet, katılma ve mağdur vekilliği

Bazı suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Şikâyete bağlı suçlarda, şikâyet hakkı olan kişi fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlayarak altı ay içinde şikâyette bulunmazsa şikâyet hakkı düşer. Bu süre kısadır; şikâyete bağlı bir suçtan zarar gördüyseniz vakit kaybetmeden başvurmanız gerekir.

Suçtan zarar gören, soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteyebilir ve bir vekil aracılığıyla dosyayı inceleyebilir. Kovuşturma evresinde ise kamu davasına katılan olarak katılabilir. Katılan, hükme karşı kanun yollarına başvurma hakkı kazanır. Katılma talebi, hüküm verilinceye kadar yapılabilir.

Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren on beş gün içinde, kararı veren savcının yargı çevresindeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirecek olaylar ve deliller gösterilir.

Kanunda sayılan bazı suçlarda soruşturma ve kovuşturma, uzlaştırma yoluyla sona erebilir. Uzlaştırma teklif edildiğinde tarafların kararını, edimin içeriği ve yerine getirilme biçimi ile birlikte değerlendirmesi gerekir; edimin yerine getirilmemesinin sonuçları da kanunda düzenlenmiştir.

Kapalı bir defterin üzerinde duran tükenmez kalem

Ankara’da ceza yargılaması

Büromuz Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde, Beştepe’dedir. Ankara’daki ceza soruşturmalarını Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı yürütür; asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri bu başsavcılıkların bulunduğu adliyelerde görev yapar. Yargıtay da Ankara’dadır. Dosya takibi, büyük ölçüde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yürür; duruşmalara, ifade ve sorgulara ise avukatımız bizzat katılır.

Sorular

Soruya dokunarak yanıtı açın.

Sıkça sorulan sorular

İfadeye çağrıldım. Avukatla gitmem gerekir mi?

Kanun ifade sırasında bir müdafiin yardımından yararlanma hakkı tanır; bu hak her aşamada kullanılabilir. Müdafi, ifadenin hangi sıfatla alındığını, size yöneltilen suçlamanın ne olduğunu ve tutanağın söylediklerinizi doğru yansıttığını denetler. Kolluk tarafından müdafi olmadan alınan ifade, sonradan hâkim önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.

Susma hakkımı kullanırsam aleyhime yorumlanır mı?

Susma hakkı Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile güvence altındadır. Kimse kendisini veya yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya zorlanamaz. Hangi soruları yanıtlayacağınız ise dosyanın özelliklerine göre müdafiinizle birlikte verilmesi gereken bir karardır.

Gözaltı en fazla ne kadar sürer?

Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkime gönderilme için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle kanundaki sınırlar içinde uzatılabilir. Gözaltına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.

Tutuklama kararına nasıl itiraz edilir?

Tutuklama kararına karşı itiraz, kararı veren sulh ceza hâkimliğine verilecek bir dilekçeyle ya da tutanağa geçirilecek bir beyanla yapılır ve kanunda gösterilen merci tarafından incelenir. İtirazda, tutuklama nedenlerinin somut olarak bulunmadığı ve adli kontrolün yeterli olacağı gösterilir. Bunun yanında tutuklu kişi her aşamada salıverilmesini isteyebilir.

Soruşturma dosyasını inceleyebilir miyim?

Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve belgelerin örneğini alabilir. Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse savcının istemi üzerine hâkim kararıyla bu yetki kısıtlanabilir; ancak yakalanan kişinin ve şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar, bilirkişi raporları ve şüphelinin bulunmaya yetkili olduğu işlemlere ilişkin tutanaklar bu kısıtlamanın dışındadır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ne demektir?

Mahkeme, kanundaki koşullar bulunduğunda iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasını içeren bir hükmün açıklanmasını geri bırakabilir. Bu durumda hüküm, denetim süresi boyunca sonuç doğurmaz. Süre içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa hüküm ortadan kaldırılır.

Suçtan zarar gördüm. Şikâyet için ne kadar sürem var?

Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günden başlayarak altı aydır. Şikâyete bağlı olmayan suçlarda ise savcılık suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatır; bu suçlarda da şikâyetinizi ve delillerinizi vakit geçirmeden iletmeniz delillerin kaybolmasını önler.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edebilir miyim?

Evet. Suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. İtirazda, kamu davası açılmasını gerektiren olayları ve delilleri göstermeniz gerekir.

Mahkûmiyet kararına karşı ne yapabilirim?

İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı, kanundaki istisnalar dışında bölge adliye mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. Süre kısadır ve hükmün açıklanmasıyla, yokluğunuzda açıklanmışsa tebliğle başlar. Bölge adliye mahkemesinin bazı kararlarına karşı da Yargıtay’a temyiz yolu açıktır.

Avukatlık ücreti nasıl belirlenir?

Ücret, işin niteliğine ve kapsamına göre yazılı bir sözleşmeyle belirlenir. Avukatlık ücreti, Türkiye Barolar Birliği’nin her yıl yayımladığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında olamaz. Ücreti, dosyanızı inceledikten sonra görüşmede konuşuruz.

Görüşmeye hazırlık

Görüşmeye gelirken yanınızda getirin

İlk görüşmede dosyanın hangi aşamada olduğunu doğru belirleyebilmemiz için elinizdeki belgeleri getirmeniz yararlı olur:

  • kimlik belgeniz
  • size gelen çağrı kâğıdı, tebligat veya e-Devlet ve UYAP bildirimleri
  • daha önce verdiğiniz ifadelerin tutanakları ve gözaltı, arama veya el koyma tutanakları
  • iddianame, tensip zaptı ve duruşma tutanakları, varsa verilmiş kararlar
  • olayla ilgili yazışmalar, mesajlar, fotoğraflar ve kayıtlar
  • tanık olarak dinlenmesini istediğiniz kişilerin adları ve iletişim bilgileri
  • suçtan zarar gördüyseniz zararınızı gösteren rapor, fatura ve belgeler

Belgelerin aslını vermeniz gerekmez; görüşmede inceler ve kopyasını alırız. Gözaltı veya tutuklama gibi acil bir durumda belgeleri beklemeden büromuzu arayın.

İletişim

Adres

Beştepe Mah. 31. Sok. Çakıroğlu Plaza No:2B/58
Yenimahalle/Ankara
Haritada görün